Şevcen Ümit: «Herkes elini uzattı»

Adıgeyde, Türkiyede olan deprem için üzülmemiş kimse yok. Bu ülkede çok sayıda soydaşımız yaşıyor. Onların durumu hakkında duyduğumuz kaygılar sebebiyle Kafkas dernekleri Federasyonu (KAFFED)  başkanı Şevcen (Dinçer) Ümit ile görüştük.

— Ümit öncelikli olarak söylemek istiyorum,  hangi ulustan olursa olsun Adıge Cumhuriyeti yaşayanları olarak sıkıntınızı yürekten biz de hissediyoruz. Sizinle birlikteyiz, üstünüzdeki zorluğu paylaşıyoruz.

— Teşekkürler, Svetlana. Söylediklerini biz de anlıyoruz. İlk günden itibaren vatandan pek çok kişi telefonla arıyor, soruyor. Herkesten Allah razı olsun.

— Sohbetimize depremden etkilenen şehirler hakkında konuşarak başlamak istiyorum. Bu kentlerden hangilerinde Çerkesler yaşıyor?

— Türkiyede sık deprem oluyor. Fakat bunun kadar şiddetli, zarar vericisi ilk defa oluyor. Evlerin yıkıldığı kent sayısı 10 kadar. Bu kentler arasında en çok Çerkesin yaşadığı şehirler, Kahramanmaraş, Adana, Göksun, Afşin, Hatay. Bu kentlerin etrafında, çok zarara uğramış Çerkes köyleri de var. Göksun rayonunda Cılahsteney diye isimlendirdiğimiz bir bölge var. Burada birbirine yakın mesafede 20 kadar Çerkes köyü var. Bu köylerdeki evlerin yüzde 80’i yıkılmış durumda, köylerde kışın yaşayanların sayısı az, bu sebepten o kadar çok sayıda ölen olmadı. Çerkes köylerinde ölen sayısı benim şu an sahip olduğum bilgiye göre 6 kişi.

— Peki, kentlerde ölenleri de dahil edecek olursak toplamda kaç soydaşımız öldü.

— Bize ulaşan bilgilere göre 70 kişi öldü. Çoğunluğu Maraş bölgesinde yaşayanlardı. Göksun, Hatay kentlerinde de büyük zarar var, buralarda da çok Çerkes yaşıyor, fakat Allahtan 6 şubat sabahı deprem olduğunda, bu bahsettiğim şehirlerdeki evlerde çatlaklar oluştuysada yıkılmadılar. Ardından insanlar evlerinden çıkıp araçlarında vs. oturuyorlardı. Sonra saat öğlen birde deprem olduğunda çok sayıda ev yıkıldı. Fakat evler boştu, insanlar sokaklardaydı. Ben haberi öğrendiğim gibi, ilk depremin ardından, Göksun Çerkes derneğini aradığımda, dernek temsilcileri Maraşa gidiyordu. Kendi kentlerinde o zaman büyük hasar yoktu, bu yüzden komşu şehire yardıma gidiyorlardı. Ama, işte gördüğünüz gibi Göksun da yıkıldı.

— Çerkesler arasında barınacak yersiz çok kişi mi kaldı.

— Doğruyu söylemek gerekirse böylesi sayıları net söyleyecek bilgiye henüz sahip değiliz. Şu an, enkaz altındakileri bulmak, cenaze definleri, yaralıların tedavisi — işte bunlar öncelikli sorunumuz. Bunun yanısıra yolda kalmış insanlara sıcak giysilerin ulaştırılması, yemek verilmesi, barınacakları bir konut bulmak gibi işlerle yoğun olarak ilgileniyoruz. Bizim xasemizi, binlerce kişi, barınacak konutu olmadığını belirterek aradı.   Onlara yardımcı olduk. Ağırlayabilcek ailelerin yanına bir grup insanı yerleştirdik. Bir başka grubu Konyada bulunan Adıgabze xasesinin binasına yerleştirdik. Bunun yanısıra 500 kadar kişi boş evi olduğunu bildirerek aradı, bu evlere de yerleştirdiğimiz insanlar var. Türkiyedeki Çerkes dernekleri biraraya geldi, zor durumdaki insanlara ellerinden gelen yardımı yapıyorlar.

— Şu an en çok neyin sıkıntısını çekiyorsunuz, ne gibi yardımlara ihtiyaç duyuyorsunuz.?

— Sıcak giysiler, gıdalar — bunları denkleştirdik. Şu an üzerinde durduğumuz şey sobalı barınakların yapılması. Bunun için de parasal desteğe ihtiyacımız var. Allah razı olsun tüm dünyadaki çerkesler destek oldu. İşte, tüm Çerkes cumhuriyetlerindeki xaseler, Dünya Çerkes Birliği yardım topluyor bu konuda bize haber verdiler. Depremin olduğu ilk gün Adıge Cumhuriyeti Başkanı Kumpıl Muratla telefonla konuştuk, cumhuriyet idarecileri ve halktan insanlar — herkes bize el uzattı.

Fakat bizi biraz düşündüren, bu olayın sıcağı geçtikten sonra, yüreğimizdeki sızısı biraz geçince, yardımların durmaya başlayabileceği…Fakat herkesin bilmesi gerekiyorki evsiz kalan bu mağdur insanlar hemen ev sahibi olamayacakalar. Onları ağırlayan ailelerde sonsuza dek onları ağırlayamazlar, onlara kira ile evler tutmamız gerekecek, yada daha önce değinğim gibi çadır kurup, yemeklerini yapabilecekelri yatabilecekleri ortam hazırlamamız gerekecek. Tüm bunlar için de maddi desteğe ihtiyacımız var.

— Peki Türk devleti ne diyor? Ne zaman konut temin edecekler?

— Bir yılda diyor, ama o kadar çok binayı bir yılda yapmaya gücü yeteceğini düşünmüyorum. Ülkenin kaybı çok, yaralar büyük, üstesinden gelebilecek mi bilmesi zor. Şu an taş yıkıntılar arasından altında insan varmıdır diyerek dikkatle kaldırıyorlar.

—Dünya, devleti destekliyor. İşte, görüyoruz, Rusya acil durumlar bakanlığı elemanları enkaz kaldırma çalışmalarına katılıyor. …

— Evet, her bir devlet, gruplar gönderdi. Bir beton yığınını Yahudiler, diğerini Almanlar, üçüncüsünü Ruslar kaldırıyor. Gerekli teknik malzemeyi, araçları getirdiler, ihtiyaç duydukları her şeye sahipler.

— Vatana ne gibi konularda  güveniyorsunuz? Bir şekilde geri dönmek isteyenler var mı?

— Böylesi birilerinin de çıkması olasılığı var, fakat şimdiye dek böylesi bir istek bize ulaşmadı. İlk önce depremde yıkılan evlerini bulmaları gerekiyor, vatana giderlerse  bu işlerin altından nasıl kalkacaklar? Ama belirli bir zaman için kalmak üzere mesela kışı, soğukları geçirene dek gitselerdi iyiydi. Örneğin Duğ Mirac ve Ersin Mıyekuapede açtıkları haçeşte insanları ağırlamaya hazır olduklarını bildirdiler. Eğer isteyen çıkarsa bir grup göndermemiz de mümkün. En çok istediğimiz öğrencilerin vatanda okuyabilmeleri. Gençlerin böylesi isteklerini duyuyoruz. Bu konuda destek bulsaydık, memnun kalırız.

—Ümit, canla başla yanınızdayız. Bu afetin altından bir an evvel kalkmanız için Allaha dua ediyoruz. Vefat edenlere Allah rahmet eylesin, kalanlara ise uzun ömür diliyoruz. Teşekkürler

— Siz de sağ olun, Svetlana, bizlerle ilgilendiğiniz ve sesimizi vatanda yaşayanlara duyurduğunuz için teşekkürler.

TEŞU Svetlan.

Adıeg Cumhuriyeti onursal basın mensubu

Çeviri; AÇUMIJ Hilmi